Fark Yaratanlar
26.6.2026

Umutla Çevrilen Pedallar: Bisikletli Okul

Program Gönüllümüz Günseli Özdemir, 17.Sezon Fark Yaratanlarımızdan Bisikletli Okul'un kurucusu Hakan Örs ile hem çalışmalarını hem de hayallerini konuştu.

Günseli Özdemir: Hakan, seni öğrencilerine sorsak seni nasıl anlatırlar?

Hakan Örs: Bence beni şöyle anlatırlar: Her şeye rağmen her zaman yanlarında duran, onlara inanan, güvenen ve hiçbir zaman vazgeçmeyen biri.

Bisikletli Okul’da bunu aslında gördüler. Bir öğrencinin bisikleti yoksa birlikte bulduk, bozulduğunda birlikte tamir ettik; yolda kalan hiç kimseyi yalnız bırakmadık. Her bisiklet turuna birlikte başladık, birlikte bitirdik. Kimse geride kalmadı, kimse başarısız hissetmedi, kimse kaybetmedi.

Gençler çoğu zaman sizden mükemmel olmanızı beklemiyor; onlara gerçekten inanmamızı bekliyorlar. Bu yüzden beni en çok şu cümleyle anlatırlar diye düşünüyorum: “Bize inandı.”

G.Ö: Bisiklet yolculukları keyifli olduğu kadar zordur da… Yokuşlar, uzun mesafeler, bazen de son düzlükte tükenen nefesler. Bisiklet yolculukları senin bireysel yaşamını nasıl şekillendirdi?

H.Ö: Bisiklet öncelikle bana acele etmemeyi öğretti. Bir dağı tırmanırken zirveye bir çırpıda çıkamazsınız; küçük küçük pedal çevirirsiniz. Yorulsanız da devam edersiniz. Ve şunu iyi bilirsiniz: Tüm zorluklara rağmen her yokuş biter, her zorluk aşılır. Yeter ki vazgeçmeyin.

Uzun yollar, rüzgârlar, yağmurlar, çadırda geçirilen yalnız geceler ve günlerce süren yalnızlıklar… Bunlar insana sadece fiziksel dayanıklılık kazandırmakla kalmaz; aynı zamanda zihinsel gücü de geliştirir.

Bisiklet turu boyunca bazen korku ve kırgınlıklarla karşılaşılsa da, finalde her zaman umut ve başarmış olmanın gücüyle yol alınır.

Sanırım hayata da biraz böyle bakmaya başladım. Ve belki de bu yüzden “Bisikletli Okul” ortaya çıktı. Çevrilen pedallar sadece bisikleti değil, insanın içindeki umudu ve güzellikleri de harekete geçiriyor.

G.Ö: Hakan, “Bisikletli Okul” fikrini hayat geçirmek için ilk hangi adımı attın? Bisikletli Okul’un ilk dönemlerini bizimle paylaşır mısın?

H.Ö: Her şey aslında çok basit bir soruyla başladı. “Çocukların kendi aralarındaki bağı nasıl güçlendirebiliriz? Aralarındaki zayıflayan bağı onarırken bir yandan da okula karşı aidiyet duygularını nasıl geliştirebiliriz?”

Önce birkaç öğrenciyle kısa sürüşler yaptık. Birlikte pedal çevirdik, sohbet ettik, şehrin sokaklarında özgürce dolaştık. Sonra şunu fark ettim: Bisiklet üzerinde kurulan ilişki, sınıfta kurulan ilişkiden farklıydı. Sessiz öğrenciler konuşmaya başlıyor, birbirine mesafeli duranlar arkadaş oluyordu.

Yine de ilk dönemler hiç kolay olmadı. Bisikleti olmayan öğrenciler vardı. Velilerde güvenlik kaygısı vardı. Tüm “Ama” ile başlayan cümleleri dikkatle dinledik ve yol haritamızı oluştururken bunları da titizlikle ciddiye aldık. Şehrimizdeki atıl bisikletleri topladık. Birlikte tamir etmeyi öğrendik. Ve şunu gördük: Okul iklimi hızlıca değişiyordu.

G.Ö: Bisikletli Okul, çocukları “arka koltuktan” alıp kendi hayatları için pedal çevirmeye teşvik ediyor. Okul giriş ve çıkış saatlerinde ve düzenlediğiniz bisiklet turlarında öğrenciler inisiyatif alıp tüm organizasyonu sorunsuzca gerçekleştirdiğinde, öğrencilerini uzaktan izlediğinde neler hissediyorsun?

H.Ö: Bisikletli Okul’da en mutlu olduğum anlardan biri budur: Bisiklet aracılığıyla çocukların sorumluluk alma istekleri ve bunu kısa süre içinde kendilerinin organize edebilmesi.

Çoğu zaman tur öncesi, sırası ve sonrasında onları biraz geri plandan takip ediyorum. Bir öğrenci güvenliği organize ediyor, bir başkası arkada kalan arkadaşını bekliyor,  diğeri yeni gelen öğrenciye kaskını nasıl takacağını anlatıyor. Ve bunların hiçbiri benim söylememle olmuyor.

İşte o zaman bir öğretmenin yaşayabileceği en güzel duygu ortaya çıkıyor. Yanında bir yetişkin olmadan da doğru olanı yapabilecek olgunluğa ulaşmaları beni çok mutlu ediyor. Her bisiklet turunda şu cümleyi içimden geçiriyorum: “Artık kendi hayatları için pedal çevirmeye başladılar.”

G.Ö: Maddi kaynak sorununa çözüm üretmek için okul bahçesinde fide yetiştiriyorsunuz ve hem fide satışı hem de kermeslerle kaynak yaratıyorsunuz. Bu fikir nasıl ortaya çıktı? İlk hangi fideyi ektiniz?

H.Ö: Bu fikir biraz ihtiyaçtan, biraz da birlikte çözüm üretme isteğinden doğdu. Okul müdürümüzün de bu konuda istekli ve yetenekli oluşu bize güç verdi. Hem İbrahim Müdür’ü bize yaklaştırdı hem de Bisikletli Okul, İbrahim Müdürü bisikletin içine çekmiş oldu.

Bisikletli Okul büyüdükçe ihtiyaçlar da arttı. Tamir malzemeleri, yedek parçalar, güvenlik ekipmanları… Bir noktada çocuklarla birlikte şu soruyu sorduk: “Sürekli destek beklemek mi, yoksa kendi kaynağımızı oluşturmak mı?”

Sonra hep birlikte üretmeye karar verdik. İlk yetiştirdiğimiz şey ise bisikletlerimize atlayıp doğadan topladığımız dağ kekiğiydi. O günün akşamını hiç unutamıyorum. Eller çamurlu, beden yorgun ama yüzlerde birlikte başarmanın gururu ve mutluluğu vardı.

En zorlu görünen sorunların bile birlikte çözülebileceğine olan inancımız güçlendi. Bize addiyattan çok bu duygu; güç, motivasyon ve moral kazandırdı.Çocuklar yardım bekleyen değil, çözüm üreten insanlar olabileceklerini fark ettiler ve bu duyguyu da herkese aşıladılar.

G.Ö: Fark Yaratanlar Programı’nı üç kelimeyle anlatacak olsan hangi kelimeleri seçerdin? Bu kelimeleri seçmenin nedeni nedir?

H.Ö: İlk kelimem “umut” olurdu. Çünkü bazen bir fikre, bir hayale yıllarca inanırsınız ama bunun ne kadar değerli olduğuna sadece siz ve belki çok şanslıysanız yanınızdaki birkaç kişi daha inanır. Fark Yaratanlar bana Bisikletli Okul’un sadece bizim okulumuza ait bir çalışma olmadığını, daha geniş bir alanda hayata geçebileceğine dair umut verdi.

İkinci kelimem “cesaret” olurdu. Çünkü çoğu zaman değişim başlarda yalnız yürünen bir yolculuk oluyor. Hele ki eğitimde yeni bir şey denediğinizde “ne gerek var, olmaz, zor, saçma” gibi cesaret kıran dönütlerle sıkça karşılaşıyorsunuz. Fark Yaratanlar Programı, yaptığımız çalışmanın değerli olduğunu, doğru yolda ilerlediğimizi hissettirerek bana ve öğrencilerimize devam etme cesareti verdi.

Üçüncü kelimem ise “iyi ki” olurdu. İyi ki başladım, iyi ki türlü zorluklarda pes etmedim, iyi ki vazgeçmedim. Bu program sayesinde bizden önceki 16 yıl boyunca bir sorunu kendine dert edinen, yola çıkan ve asla vazgeçmeyenlerin hikâyelerinden ilham aldım. Zorlandığım anlarda, onların da elbette zorluklarla karşılaştıklarını ama pes etmediklerini düşündüm.

Fark Yaratanlar programı benim gibilere ışık oldu, güç oldu. Onun için iyi ki Fark Yaratanlar var ve iyi ki bu ailenin bir parçası olabildim.

G.Ö: Bugün kendi okullarında yeni bir şeyler yapmak isteyen ama henüz “pedal çevirmeye” cesaret edemeyen öğretmenlere ne söylemek istersin?

H.Ö: Öncelikle şunu söylemek isterim: Mükemmel şartları beklemeyin. Çünkü çoğu zaman o şartlar kendiliğinden oluşmuyor. Biz de büyük bütçelerle, kusursuz imkânlarla, kalabalık bir öğrenci grubuyla başlamadık. Başta sadece birkaç öğrenci, birkaç fikir ve küçük bir umut vardı elimizde.

Ve şunu unutmayın: Yeni bir şey denemeye çalışan herkes bir süre kendini yalnız hisseder. Ama ilk çocuk, ilk pedal ve çocuklardaki ilk değişimden itibaren kendinizi çok daha güçlü hissedeceksiniz. İlk pedalı çevirdiğinizde yolun sonunu merak etmek yerine, yolda ilerlemenin daha keyifli olduğunu fark edeceksiniz.

Bisikletli Okul'un şu güçlü mottosuna yürekten inanmalarını istiyorum.

“Bir Bisikletle Değişir Her Şey”.

G.Ö: Son bir soru hakkım olsa; Peki Hakan, bütün bunlara değdi mi?

H.Ö: Bugün geriye dönüp baktığımda “Bir Bisikletle Değişir Her Şey” dediğimde, öğrencilerimi ve okul ortamını kastetmiştim. Ama kendimin de bu denli dönüşeceği aklımdan geçmezdi. Bir öğretmen ve yönetici olarak bu beş yılda daha umutlu, daha güçlü, daha bir lider olduğumu hissediyorum.

Bütün bunlara değdi mi? Evet. Hem de fazlasıyla...

Bisikletli Okul çalışmasını takip etmek için tıklayın.

 

Benzer Haberler Tüm Haberler

Zero Project 2020 aday listesinde Fark Yaratanlar damga vurdu!
5.11.2019

Zero Project, engelsiz bir dünya misyonu ile çalışmalarına devam eden Zero Project, dünya çapında engelli bireylerin ...

Devam
Küresel Filantropi Ağı’ndan ziyaret!
5.11.2019

Dünyanın dört bir yanından hayırsever ailelerin oluşturduğu Küresel Filantropi Ağı’ndan bir heyet; 7. Sezon Sabancı Vakfı Fark Yaratanı Temel İhtiyaç Derneği...

Devam
11. Sezon Başvuruları Başladı!
5.11.2019

“Fark Yarat Hayatlar Değişsin!” diyen Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı, toplumsal gelişmeye katkıda bulunan kişilerin hikâyelerini Türkiye çapında daha fazla görünür kılmak ve diğer insanlarda ...

Devam
Sonuç bulunamadı, lütfen arama kriterlerinizi değiştirip tekrar deneyin.
Newsletter
E-Bülten

Size ilham verecek haberleri bültenimize kaydolarak e-posta adresinize alabilirsiniz.